Genç İMRANLILAR  

Anasayfa Kadın Komisyonumuz RADYO İSTEK Bugünki Mesajlar İmranli.Fm Dj'leri Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   Genç İMRANLILAR | SİVAS | İmranlı | Örf, Adet,Gelenek ve Göreneklerimiz

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-25-09, 12:31   #1
ayhanaktas
 
ayhanaktas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Üye No: 3799
Bulunduğu yer: İSTANBUL ANADOLU YAKASI
Mesajlar: 122
Tecrübe Puanı: 357 ayhanaktas has much to be proud ofayhanaktas has much to be proud ofayhanaktas has much to be proud ofayhanaktas has much to be proud ofayhanaktas has much to be proud ofayhanaktas has much to be proud ofayhanaktas has much to be proud ofayhanaktas has much to be proud ofayhanaktas has much to be proud ofayhanaktas has much to be proud ofayhanaktas has much to be proud of
Standart ÖRF ADET GELENEK GÖRENEK VE TÖRELERİMİZ (MERKEZ KILIÇLAR SİTESİNE TEŞEKÜRLER)

ÖRF ADET GELENEK GÖRENEK VE TÖRELERİMİZ İnsan oğlunun var oluşundan günümüze değin gelen süre içinde davranışları,tutumları .hareketleri ,eylemleri ,yaptıkları,etikleri,uyguladıkları,bekletilerini,d uyguları ve düşünceleri evre evre incelediğimizde olmazsa olmaz dediğimiz bu vazgeçemeyeceğimiz tüm toplumlarca da kabul görülen yaşantı kesitlerimizi ayrıntılı şekilde incelediğimizde kuşaklar arası iletişim ve aktarmayı daha sağlıklı bir şekilde yapmış oluruz.günümüzde ilim bilim ve teknolojik gelişim sayesinde tüm kesimlerle paylaşım olanağıdan faydalanınca istenilenen ve amaçlanan hedefe ve gayeye daha rahat ulaşarız. ÖRF : toplumun katı beklentileri olarak nitelenen birtakım örnek tutum ve davranışlardır. Örflerin bireyle birey, bireyle aile, bireyle komşular ve akrabalar, bireyle halk ve ulus arasındaki ilişkileri,davranışları,tutumları ve tavırları düzenleyen ve belirleyen işlevleriyle de yüklüdürler. Örflere karşı çıkma kimi toplumlarda yasaya karşı çıkmayla bir tutulur; hatta zaman zaman yasaların da üstünde tutularak katı ve bağışlamasız bir tutumla birey cezalandırılır. ADET:toplumlarda adetler bir çok sosyal içerikli ilişkiyi düzenlemekte, yönetmekte ve denetlemekte dir. örneğin karşılam uğurlamalar; yemek ve sofra düzenleri; geçiş dönemleriyle ilgili kutlama kız isteme, nişanlılık ve evlenme ,selamlaşma, hatır sorma sırasında uyulması gereken kurallar; bayramlar, mevsimler, önemli günlerle ilgili davranış biçimleri; 'yas alma', 'baş sağlığı dileme' gibi durumlarda söylenecek sözler, takınılacak tavırlar ve tutumlar adetlerin alanına girerler GELENEK :Gelenekler geniş anlamıyla bir kuşaktan ötekine geçirilebilen bilgi,tasarım,boş inanç,yaşantı biçimi;daha geniş anlamıyla maddi olmayan kültürdür.Dar anlamda ise,kuşaklar boyunca bir toplumun örneğin kutsal ya da politik işleri gibi önemli konulardaki görüşlerdir.Gelenekler sözlü ve yazılı olmak üzere iki bölüme ayrılırlar 1.yasalarla 2.topluluklarca belirlenmesi.. GÖRENEK : Göreneğin örfe, adete, geleneğe bakarak yaptırım gücü daha zayıftır. Örfteki yapılma zorunluluğu, adet ve gelenekteki yapılmalı özelliği görenekteki yapılabilme özelliğini alır. En yalın tanımıyla bir şeyi görüle geldiği gibi yapma alışkanlığı olan görenek, öteki sosyal alışkanlık gibi gerekli ve uygun görülenleri kapsar. TÖRE:İnsanların şu ya da bu alandaki yaşayış tarzlarını düzenleyen, çok uzun bir zamandan beri yerleşmiş bulunan değişmez davranış kuralları (Örneğin bir konuğun ağırlanması, evlenme, bayram şenlikleri, vb)zamanla sosyal evrime uğrarlar.

Bizim toplumuzda kuşaklar boyunca çok titizizlikle uygulanan örf adet gelenek görenek ve törelerimiz detaylı şekilde şöyledir ******************* ****************************************** 1.DOĞUMLAR
2.ASKER UĞURLAMALARI
3.KIZİSTEMELERİ 4.NİŞAN 5.KINAGECELERİ 6.DÜĞÜNLER 7.KİRVELİK 8.SÜNNETDÜĞÜNÜ 9.MUHARREMAYI(12İMAMLAR)ORUCU 10.HIZIRORUCU 11.MUSAHİPLİK 12.CEMTÖRENLERİ 13.HALKOYUNLARI 14.ŞARKODASI(MİSAFİRODASI) 15.KURBANBAYRAMI 16YENİYILAGİRİŞ(YILBAŞI) 17.MEZARAYLARI 18.ŞENLİKLER 19.DİŞHEDİĞİ 20.OCAK,DERGAH,TÜRBE.ZİYARET 21.KOÇBIRAKMA 22.CENAZEKALDIRMA ************************************************** ************ 1.DOĞUMLAR oğum sırasında komşu kadınlar ve genç kızlar doğumun olduğu eve giderek çeşitli oyun ve eğlencelerle hastayı sabaha kadar eğlendirmeye çalışırlar. Bu eğlenceler üç gece devam eder. Eski geleneğe göre kırsal kesimde yeterli sayıda ebe-hemşire olmadığı için bu görev genellikle tecrübeli köylü kadınlar tarafından yerine getirilir. Doğan bebeğin göbek bağı bu tecrübeli kadın tarafından kesilerek ebelik görevi yapılmış olur. Günümüzde doğum olayı imkânlar ölçüsünde moderen tıbbın gereklerine göre yerine getirilmeye çalışılmaktadır. ************************************************** ************ 2.ASKER UĞURLAMALARI : Pusulası çıkan gençler, kendi aralarında birtakım hazırlıklar yapar. Bu hazırlıklar askere gidecek gencin kendi evi ya da köyün herhangi bir yerinde eğlence yaparlar ve köyün yaşlıları ziyaret edilir tüm askere gidecek gençler her gün köyün diğer hanelerince davet edilir.sürpriz ikramlarla ağırlanır. Kimileride askere gidecek gençlere madi destekte yapar.topluca uğurlamalar olduğu gibi tek tekte askere gidenler uğurlanırlar. ************************************************** ************3.KIZ İSTEMELERİ : özelikle yöremizde tarihi boyunca kız istemeleri çok şah şahlı ve heycan verici işlerin başında gelmiştir. Fakat geçmiş dönemlerde en büyük sıkıntı her kesin kendi özgü iradesini kulanarak eş seçme şansı olmamış yani severek seçmek aşk yaşarak seçmek gibi bir ortamı bulması münkün değilmiş. çok nadiren olmuş.genelikle görücü usulu evlenmeler olmuş eş dost akraba akranların tavsiyesi ve tercihleri hep ön planda olmuş ne yazık ki akraba evlilikleri bu yüzde çok daha fazla olmuş bundan dolayıda çok sayıda insanda akraba evliliklerinin getirdiği olumsuz sakatlıklar ve özürlüler olmuş fakat son yarım yüzyılda gençlerin aydınlanması eğitim düzeyinin yükselmesiyle güzel aşk ve sevmelerin ön plana çıktığı evlilikler yapılmıştır.Kız isteme merasimi kızın evinde yapılır. Ailenin erkek tarafından büyüğü yada ailenin değer verdiği bir kişi kızı ailesinden “Allah’ın emri, Peygamberin kavliyle ister.” Hemen ardından söz kahvesi ikram edilir ve kahveler içilir. Genç çifte yüzükler takılırken, geleneksel bir konuşma yapılıp kurdale kesilir. Hatta bekar ve evde kalmışlara kurdeleden birer parça kesilerek verilir. Kurdele ne kadar kısa ise evlenme o kadar yakın zamanda gerçekleşir diye de bir rivayet vardır.hata bazı yerlerde bu tatlı da olabilir.şerbete olabilir ama daha çok kahve ikramı yapılır.sözler tamlanır.sıra nişana gelir. ************************************************** ************ 4 .NİŞAN : Erkek tarafı nişan hazırlıklarını gördükten sonra belirlenen tarihte ileri gelen bazı yakınları ile birlikte kızın tarafına gider. İki taraf arasında sohbet devam ediyorken uygun bir ortamda erkek tarafı tekrar Allah'ın emri ile kızı oğlana ister. Olumlu yanıt geldikten sonra nişan için getirilen takılar takılır. Şerbet içilir, daha sonra kız babasından şartlarının ne olduğu, başlık parası isteyip istemediği sorulur. Kız babası günün şartlarına göre belli oranda başlık ister. Oradaki cemaat erkek tarafının mali durumuna göre itirazda bulunur ve başlık parasının makul bir düzeye indirilmesi istenilir. Neticede arabuluculuk yapan hatırlı kişilerin yardımı ile başlık konusunda uzlaşma sağlanır. Kız tarafı aldığı bu başlık parasının büyük bir bölümü ile kızının çeyiz ve düğün masraflarını karşılar. Daha sonra düğün günü konuşulup karara bağlanır ve arkasından misafirlere kız evi tarafından yemek verilir. Anlaşma sağlanmadan kız tarafının yemeği yenmez, aksi takdirde yemek protesto edilir. Nişana uzaktan gelinmiş ise o gece misafir kalınır. Yakın ise herkes evine döner.son çeyrek yüz yılda başlık parası kaldırılmıştır. Çok nadiren alınır. Ama anesine süt hakı adı altında para ve değişik değerli hediyeler verilmektedir.sazlı sözlü davullu zurnalı güzel eğlenceli nişanlar yapılır son dönemlerde salonlar tutulur yemekler verilmeye başlanıldı yani nişan takmalarında da evrim yaşanılıyor. ************************************************** ************ 5.KINA GECELERİ :toplumumuzda kına gecelerinin yeri bir başka güzel düğünde 2 gün önce yapıldığı gibi düğünde bir gün öncede yapılır son dönemlerde yemekli içkili olanları artarak devam etmektedir.hem kız tarafı hemde erkek tarafında yapılır.
Kına gecesi misafirlere kuruyemiş ve içecek ikram edilir. Kına yakılana kadar oyunlar oynanır, halaylar çekilir. Gelin önce şık bir tuvalet giyer ancak kınanın yakılmasından önce Gelinin başına kırmızı bir örtü örtülür.gereken ön hazırlık yapılır . Her kes tarafından heycanla izlenilir.her kes kına şowuna hazırdır.
Kına yakılmadan önce gelin ve damadın oturması için salonun ortasına birer sandalye konur. Erkek tarafının getirdiği kına karılır ve mumlarla süslü bir tepsi hazırlanır. Genç kızların ellerine birer mum verilir. Önce elinde kına tepsisiyle genç bir hanım arkasından gelin onun arkasından da ellerinde mumlar olan genç kızlar türkü söyleyerek boş sandalyelerin etrafında dönerler. Daha sonra gelin ve damat sandalyeye oturur. Bu sırada içli türküler söylenmeye devam edilir. Amaç gelini ağlatmaktır. Gelinin eline kına yakılırken gelin elini açmıyor denir ve bunun üzerine erkek tarafı gelinin avucuna küçük bir altın koyar kınalar yakılır, ellerine tülbent bağlanıp eldivenler geçirilir. Erkeğe de aynı şekilde kına yakılıp eldiven geçirilir. Daha sonra gelinin başındaki kırmızı örtü açılır ve kına misafirlere dağıtılır.
Unutmayın gelinin evlenmemiş bekar bir arkadaşı kimseye çaktırmadan kırmızı kına örtüsünü gelinin başından çalarsa onun da kısa sürede evleneceğine inanılır.
Kına yakıldıktan sonra türküler söylenmeye oyunlar oynanmaya devam edilir ve böylece gece sona erer.burda asıl zurnacını calacağı gelin ağıtı yüzyıllarca süre gelen en güzel şekliyle sergilenir. ************************************************** ************6.DÜĞÜNLER : . anadolu geleneğinde düğünler belirlenmiş günlerde birkaç gün önce elma ,portakal.şeker ve benzeri yiyecekler yanında son dönemlerde düğün davetiyeleri bastırılarak salonlar yada köylerde ise köy evlerinde düğünler yapılır.Geleneğe göre düğünler davul-zurna eşliğinde üç gün, üç gece devam eder. Düğünlerin Salı günü başlayıp Perşembe günü akşamı bitirilmesine özen gösterilir veya Cuma günü başlar, Pazar günü akşamı son bulur. Düğün Salı günü başlayacaksa, en geç bir gün önceden iki tarafın anlaştığı şekilde bir veya iki adet küçükbaş hayvan, tereyağı, şeker, çay, tuz ve yeterince un erkek tarafınca hazırlanır ve kız evine gönderilir. Davetliler erkek tarafına giderlerken düğün evinin dışında davul-zurna ekibince karşılanır. O sırada davulun üzerine para atılır. Akşam yemeğinden önce davul-zurna kapı kapı gezip komşuları düğüne davet eder. Salı günü erkek tarafı kendi çevresine, kız tarafı da kendi çevresine akşam yemeğini verir ve davul-zurna eşliğinde eğlenirler. Çarşamba günü erkek evinin bayanlarından asgari beş-altı kişi geleneksel giysileri içerisinde atlara binerek, kalabalık bir davetli gurubu ile birlikte gelini almak üzere kız tarafına giderler.

Kız tarafı, erkek tarafından gelen davetli gurubunu karşılarken her aile gücüne göre üç ile beş kişilik guruba sahip çıkarak sen bu akşam benim misafirimsin der ve misafirini evine götürür. Bir çay içirerek konaklama yerini gösterir. Daha sonra beraberce düğün evine giderler. Düğün evine çevreden giden 7becerikli davetliler tarafından çeşitli seyirlik oyunları düzenlenir ve davul-zurna eşliğinde yöresel halk oyunları oynanır. Akşam olunca herkes davetli olduğu eve giderek akşam yemeğini yer ve isteyen tekrar düğün evinde eğlenmeye gider. İsteyen konakladığı evde istirahat eder.

Sabahleyin kız tarafı gelini hazırlarken bir yandan da kızın çeyizleri genişçe bir odada cemaatin önünde açılıp sayım dökümü yapılır. Bu arada bilir kişilere sorularak eşyaya değer biçilir ve bir tutanakla karşılıklı imza altına alınır. Ancak eşyanın değeri genelde normalin hayli üzerinde fiyatlarla yazılır. Bunun amacı ileride eşler arasında bir huzursuzluk ya da ayrılma durumunda gelinin kendi eşyasını alabilmesidir. Bu bir bakıma bir çeşit sosyal güvence olarak kabul edilmektedir.

Daha sonra hazırlıklar tamamlanır ve davul-zurna ekibi gelin çıkarma havasını çalmaya başlar ve bir yandan atlar hazırlanarak gelin beklenir. Tam bu sırada gelinin kardeşi ya da bir yakını gelin için hazırlanan ata binerek bahşiş ister. Bahşişini almadan attan inmez. Daha sonra gelin geleneksel giysileri içerisinde ata bindirilir. Adetlere göre gelinin bindiği atla, arkadan gelen yengenin atı arasından uğursuzluk sayıldığından kimsenin geçmemesi sağlanır. Bunun için güvenilir bir kişiye atın kuyruğu tutturularak yol boyunca yürütülür.

Erkek tarafına gelindiğinde gelinin atı bir köy damının altında bekletilir. Damat, sağdıcı ile birlikte evin damına çıkar ve elindeki elmayı gelinin başına atar. Yanında harmanlayıp götürdüğü şeker, buğday, bozuk para gibi karışımı aşağıda bekleyen topluluğun üzerine serpiştirir. Bolluk, bereket ve mutluluk getirmesi dileği ile atılan yiyecek ve paraları kapmak için çocuklar birbirleriyle yarışarak toplamaya çalışırlar. Nihayet damat damdan indikten sonra köyün gençleri tarafından espri olsun diye bazen sulanır, bazen de tekme tokatla gerdeğe gönderilir. Ertesi gün gelinin evinde duvak açılır ve hanımlar yüz görümlüğüne giderler. Böylece evlilik süreci tamamlanır. ************************************************** ************ 7.Kirvelik : . İki aile arasında kirvelik ikrarı kurulan kısaca manevi ve sanal dostluk manevi güç alış verişi karşılıksız yardımlılaşmalar zor günlerinde dar günlerinde kirvesinin yanında olan muhtaçlık duyulduğunda karşılıklı beslenen sevgi saygı hoşgörü bağıyla bağlanan kirvelik törenleriyle yerine getirilip bağ kurulduktan sonra artık birbirleri için kutsal sayılırlar. Kirvelik koşullarının yerine getirilmesi için ailelerden biri diğerine oniki imam anlamına gelen oniki kuruşu vererek arada "Hz. Muhammed ve Ehlibeyt dostluğu"nu kurar ve ikrarını yerine getirir. Dargınlıklar ve düşmanlıklar kirvelik sayesinde dostluğa dönüşür. Kirvelik eski önemini korumamakla birlikte bugün bile toplumsal barışın sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. ************************************************** ************


8.SÜNETDÜĞÜNLERİ : köyde köye toplumda topluma değişiklik gösterir. anadoluda önce kirve olunur. Daha sonra düğünlerde olduğu gibi davetler yapılır sünet düğününde önce kirve özel ve en detaylı şekilde kirve davet edilir.Düğün günü gelen davetliler davul-zurna ile karşılanır. Gün boyunca eğlenilir. O akşam düğün sahibi gelen davetlilere ve komşularına bir yemek ziyafeti verir. Sabahleyin erken saatte kahvaltı yapıldıktan sonra çocuklar sünnete hazırlanarak bir odaya alınır. Odanın ortasına honça denilen ekmek tahtası onun üzerine de bir tepsi bırakılır. Tepsinin üzerine hiç kullanılmamış bir havlu serilerek sünnet takımları içerisine konulur. Önde sünnetçi olmak üzere davetliler kıbleye dönerek dualar okurlar. Hayırlı olması dileği ile hazırda bulunanlar tarafından tepsiye para atılır. Daha sonra oda tenhalaştırılarak kirve, sünnetçi, çocuğun babası ve bir görevli odada bırakılır. Çocukların kirvesi olan kişi yerini aldıktan sonra çocuk kucağına oturtulur ve sünnetçi tarafından sünnet gerçekleştirilir.

Sünnet bittikten sonra eller yıkanır. Geleneğe göre el yıkanırken en üstte babanın eli onun altında kirvenin elleri olmak üzere üst üste tutulur. Hiç kullanılmamış bir sabunla eller aynı anda yıkanır. Bu toplu yıkamadan sonra eller tek tek ayrıca yıkanır. Bu şekildeki yıkama kirvelerin bir aile haline geldikleri anlamına gelir. Kirvelik sonucu, yeni kurulan bu aile dostluğunun saadeti temennisiyle dualar okunur ve davetliler. çocukları görüp tebrik ettikten sonra ayrılırlar. Sünnet düğününden bir süre sonra kirve, çocuklara ve aile fertlerine çeşitli hediyeler alarak onları sormaya gelir. Düğün sahibi ise, kirvenin getirdiği hediyenin bir kat fazlasıyla kendisine iade eder. ************************************************** ************ 9. Muharrem ayı (12 imamlar) orucu : atalarımız silsile yoluyla devam etirerek günümüz kadar büyük itinayla muharem ayı orucu yani 12 imamlar orucu tutmuşlardır. Oruç, 12 gün tutulup, her günü bir imam içindir. Akşam yatsıdan başlar, yirmidört saat sonra iftar açılır. Oniki gün boyunca iftarda su yerine ayran gibi sıvılar alınır. Onikinci gün aşure çorbası yapılır.çorba yapılırken ailenin en büyüğü çorbaya her koyduğu mal zeyle birlikte 12 imamların ismini zikrederek dualar okuyarak İçine oniki tat verecek yiyecekler aşure çorbasına konulur. Daha sonra yapılan aşure çorbası kapı komşuya dağıtılır. Ayrıca eve davet edilen komşulara lokma niyetine ikram edilir. ************************************************** ************ 10.Hızır orucu : toplumumuzda en önemli inançlarından Hızır orucu her yıl zemheride 22 Ocak ayının ve 11 Şubat tarihleri arasına denk gelir. İnanca göre Hızır Nebi bir melektir. Zemzem suyunu bulup içtiği için ölmemiş, dünyaya baki kalmıştır. Yedi deryalar üstündedir. İnsanlar dara düştüklerinde yardımına koşar. Kışın çıkmasına 25 gün kala oruç tutulur. Hızır orucu üç gün sürelidir. Orucun 3 günü lokma yapılır.cevre komşulara geleneklerimiz icabı dağıtılır.bekar erkek ve kızlar hızır gecesi yapılan yağlı kömbede bolca yerler.ve o gece su içmezler. İnançlara göre o gece kendisine su veren yada yada hanelerinde su içelen kızla evlenileceği düşünülür ayrıca kömbenin yapıldığı hamurda yapılan küçük bir parçda ayrıca pişirilerek dama konulur.kargalar hangi yöne götürürse inanışa göre o yörede evlenilir..büyüklerimizde en güzel dualarında hızır ismi kulanılır örneyin hızır yardımcın ve yoldaşın olsun ,ya hızır,hızır gibi yetişti,hızır sende razı olsun , yetiş ya hızır gibi halk arasın çok ça kulanılan deyimlerimiz vardır ************************************************** ************ 11.MUSAHİPLİK : inançlarımız gereği evlenme çağına gelen gençler sevdiği saydığı her yönüyle kendisine ve ailesine göre frenkansı örtüşüyorsa musahip tutar. Kısaca kendisine yol arkadaşı edinir. maneviyatı büyük olan kardeşlik kadar değerli olan dostluk bağıyla bağlanılır. Musahipliğin temeli dayanışma ve paylaşmaya dayanır. Musahiplik Alevi inancının en önemli kurumlarından biridir. Musahiplik arkadaşlık ötesi bir birlikteliktir. İlk musahiplik hz aliyle hz muhammed arasındadır. Musahiplikte çocukları ve birinci derecede akrabaları arasında evlilikler olmaz.inancımız gereği kutsal bir bağ kabul edilir.
Musahipler arasında ayrı gayrı bulunmaz. Bir kişi musahibinin evine istediği zaman gider. Babailerin deyimiyle "musahipler yarin al yanağından gayrı her şeyde ve yerde ortaklardır". Yine meşhur bir Alevi deyimiyle "musahip musahibini ateşten alandır". Musahiplik zordur, zor olduğu kadar da şereflidir. Musahiplik günümüzdeki anlamıyla "sigorta"dır. Musahip olmak isteyenler önce yakın çevrelerinin ve eşlerinin rızasını alırlar. Bir anlamda, kan bağından daha yakın bir bağ kurulacağı için çocukların dahi rızası alınır. Yedi göbek sürecek bir akrabalığın sağlam bir zemine oturması için bu çok yönlü razılık şarttır. Yedi göbek boyunca insanlar birbirine karşı sorumluluk taşırlar.Musahiplik kurumunun inançsal olduğu kadar toplumsal açıdan da insanlar için yararlı bir gelenek olduğunu söyleye biliriz. Olası bir kan davasını yada benzeri türden kalabalık kitlelerin bir birine girmesini sürekli önleyerek insanları barış, hoşgörü ve dayanışma içerisinde tutmuş olan musahiplik kurumu, dün olduğu gibi bugün de insanlar için faydalı bir olgu oduğu herkesçe kabuledilir.inancımızın bu güzel temasının sürmesini temeni ediyoruz… ************************************************** ************12 .Cem törenleri : inanışımız gereği dedelerin pirlerin yüz yılardır.topluca yapıtırdığı ibadelerimiz içinde en önemlisi cem yapmaktır.atalarımız aslında sindirildiklerini,korkututuldukları ibadelerini zorluklar içinde yaptıklarını cemin törenlerinin yapılış şekilreride anlıyoruz. Bir ibadet tarzıdır. Birlik ve beraberliği sağlama, barıştırma, yargılama ve yargı sonucunda ceza veya ödüllendirme şeklinde amaçlar taşıyan bir ibadet bütünüdür. Cem töreninde 12 İmam zikredilir ve Hz. Muhammed'in miraç olayı anlatılır. Kırklar cemaati taklit edilir ve halka namazı kılınır. Ayn-i Cem'in önemli bölümlerinden biri de Zakir'in saz çalıp okuduğu, deyiş ve nefeslerle yürüttüğü Semah'tır.

Cem'e başlamadan önce mürşit veya pir tarafından toplanan cemaatin içinden 12 görevi yerine getirecek hizmetliler seçilir. Bu hizmetlilerden bazıları kapıcı, çırakçı, halife, aşçı, niyazcı, saki, çavuş, zakir ve kurbancı olarak değişik görevleri yerine getirirler. Cem esnasında zakirlik görevi Pir'e düşer. Pir sazı ile deyişler ve ozanlardan nefesler söyler. Pir söylerken cemaat can kulağı ile dinler. Cem'de tanrıya yakarışlar ve dualarda bulunulur. Bu arada 12 İmamların, Allah-Muhammed-Ali'nin adlarının geçtiği nefes ve deyişler söylenirken gözyaşı dökülür. Bu arada saki cemaate su ve dem dağıtır. Cem'e katılanların getirdiği niyazlar dağıtılır, yemekler yenilir ve gülbenk denilen dualar verilerek semah sona erdirilir. Cem esnasında kurallara uymayan, suç işleyen olursa gözcü tarafından Pir'e söylenir ve törenin sonunda yargılanıp değişik cezalar verilir. Nihayet Pir'in .verdiği bir dua ile tören son bulur.

Cemaat içerisinde suç işlemiş olanlarda yargılanır. Yargılama sonunda suçun çeşidine göre suç işleyenler değişik cezaya çarptırılırlar. Bu sırada cemaatin "Pir Cömerttir" türünden yalvarmaları sonucunda suçlu, bir daha kabahat işlememek kaydıyla af olunur veya cezası hafifletilir. Bir sonraki cem töreninde verilen cezanın bedeli, niyaz getirme şeklinde yerine getirilir. Ancak, yalan söyleme, zina, hırsızlık ve cinayet gibi suçlara en ağır cezalar verilir. Cem'de gönül kırmak, şehvete dalmak, hor bakmak, kibirli olmak, haram lokma yemek, kötü söz söylemek yasaktır. ************************************************** ************13. Halkoyunları : yöremizde yüzyıllarda beri süre gelen halk oyunları davul zurna eşliğinde oynanır.nadirende olsa saz ,kemençe ,kılarnet,mey, çalınarak oynanır.oyunlar şöyledir.düğün toplama,misafir karşılama, düz zara ,dik zara,hoş bilezik ,bir ayak,iki ayak,üç ileri üç geri,gelin ağlatma.kına havası, gelin getirirken yol havası ayrıca çevre yörelerin oyun havaları halk tarafında sevilen anomin türküler ve popüler türküler,hareketli ve ağıt türünde oyun havaları çalanır ve oynanır. ************************************************** ************ 14. Şark odası (misafir odası) : anadolu geleneklerinde misafir odasının yeri başkadır çünkü anadolu insanı misafiri çok sever misafir kısmetiyle gelir derler büyüklerimiz misafir çokça gelmesi o hane halkına verilen değer itibarda bir o kadar fazla olur.özel olarak dizayın edilir.genelikle el sanat ürünlerinin çokça kulanıldığı hatıra resimler,eski radyo teypler,eski kulanılmış ve değer arzeden eşyalar aile için maneviyatı olan takı giysi süs eşyaları gibi bir çok şeyle süslenen özel olarak hazırlanan oda daha çok misafirler için kulanan bu tür odalar dır.hemen hemen herkeste bir misafir odası vardır bu büyük şehirlerde salon ve şark odası ismi altında dizayin edilmiştir.*************************************** ************* 15.kurban bayramı : kurbanbayramı aslında durumu iyi olanların kurbanı kesip durumu iyi olmayanlara lokma olarak et dağıtıldığı gelenenektir .Kurban Bayramı inanç olarakta Hz. İbrahim'in rüyasında allaha verdiği bir sözü yerine getirmek allaha bağlılığını ifade etmek sadakatla bağlı olduğunu göstermek için oğlu Hz. İsmail'i kurban etmek istemesi ve Hz. İsmail'in buna razı olması, sonunda Allah'a karşı gösterilen büyük sadakatin karşılığı olarak allahında ismail kurban edilmesini istemeyip yerine hz İbrahim peygambere bir koç göndererek koçun kurban edilmesinin hâtırasını taşımakta ve mü'minler bu günlerde kurban kesmek suretiyle bu iki peygamberin Allah'a karşı verdikleri başarılı imtihanın sevincini yaşamaktadırlar.kurban bayramı yerine kurban töreni denilmesi gereken bayramdır. her kurban bayramı yaşananları izleyen herkesin eminim içi burkularak sorduğu soruya aldıkları cevap kurban bayramının yoksullara yardım için şart olduğudur ..oysa kurban bayramı yoksullara yardımdan çok, tanrı ya sunulan bir hediyedir kurban. islam yoksulları düşünen, fakirlere yardımı zorunlu hale getirmiş bir dindir. islamın 5 temel şartı arasında zekat vermek vardır ama kurban kesmek yoktur. gerçek anlamda kurban parasına ihtiyaç duyan fakirlere bu paranın verilmesi ve gerçek bir bayramın mutluluğunu herkesin yaşaması dileğiyle. ************************************************** ************16.Yılbaşı (yeni yılla giriş) gecesi kutlaması : Yüzyılardır yılın son günü ile yeni yılın ilk gününe giriş saatleri arasında eş,çocuk,aile fertleri,akran ,akraba ,dost,arkadaş çevresiyle topluca ve bireysel olarak eğlenceler işliğinde kutlanır.yılın içinde geçen hüzünlü,yaslı,kötü geçen ve sevinçli ,mutlu,hoş geçen güzel günler yad edilerek kutlanır. bu kutlamalarda güzel yemekler ziyafetler içecekler yenilir ve içilir.yeni yılın sağlıklı mutlu huzurlu bol kazançlı.güzel günler geçmesi dileği temenisiyle kutlamalar biter. ************************************************** ************17.Mezar ayları : anadoluda ölülerine büyük saygı ve vefa borcu duyulur.genelikle mayıs,haziran,temmuz aylarında insanların daha rahat çalışma imkanı bulduğu ve karların kalkmasıyla mezar topraklarının çökmesi oturmasından sonra yapım işlerine başlanılır. Çevre köylerde gelenlerinde rahat gelebilmesinden dolayı bu aylar tercih edilir.ilk olarak mezara kazma vurulur kuran okutulur .mezar yapımına başlanır mezar yapımı bitikten sonra kuranın okutulacağı gün köy içinde başka mezarlarda var ise aynı güne denk getirilerek toplucada ayrı ayrıda kuran okutulur. Okutulacağı gün her kese ve çevre köylere öncede haber verilemek kaydıyla duyrulur. Akşam yemek verilir kuran okutulur.ertesi gün mezara gidilir orda mezar üzerinde kuran okutulur.daha sonra ölenlerin hayratına yapılmış olan yemekler verilir.hanede tekrarda yapılan hayratada dua verilerek kuran okutulur.bitikten sonra hane hakına başsağlığı dilenerek noktalanılır. ************************************************** ************18.Şenlikler yöremizde en büyük şenlikler kara Çarşamba şenliğidir uzun ince bir çubuk o gün kesilirek halka şekline getilir.bunu yapan kişi gitiği hanelerde kişiler halkanın içinde dua ederek içinde geçirir.dertlerinde kederlerinde kurtulması için yapılır ve baharın gelişini müjdelemek için yapılan şenliktir. Diğer bir adıda nevruz kutlamalarıdır. son zamanlarda cogibaba şenlikleri büyük karabalıkların toplanarak eğlenceler düzenlenerek şenlikler yapılır. Ayrıca köyde piknikler düzenlenir.ayrıca son yıllarda da mek derin düzenlendiği toplu piknik dayanışma günleri eğlenceler eşliğinde yapılır.düğün,sünnet,asker uğurlamalarıda birer şenlik sayılır. ************************************************** ************19. Diş hediği : Çocuk ilk diş çıkardığı zaman, buğday haşlanarak diş hediği hazırlanır. Bu hedik komşulara dağıtılır. Komşularda hedik kabına çeşitli hediyeler koyarak çocuğa gönderir ve tebrik ederler.Bu törende çocugun dişlerinin sağlam ve düzgün olmasına yöneliktir. ************************************************** ************20.Ocak,dergah.türbe ziyaretleri :yöremizde yaşayan insanların inançlarında ocak zadelerin ilahi manevi güçlerine de inanmak vardır..kötü bir etkileşim hastalık yaralar sürekli korkular için gidilir.ocak zade tarafında dua verilerek giden kişinin dilek istek niyetlerinin kabul edilmesi için dua edilir. Lokmalarverilir. kurbanlarda kesilir. Dergahlar , toplum içinde örnek davranışları ile insanlığa yol gösterici olan , çevresinde sevilip sayılan , buyruğundan çıkılmayan , önder kabul edilen kişilerin Hakka yürümesinden sonra çoğu kez , ya yaşadıkları mekanlardan oluşur ya da kendini sevenler tarafından yapılan külliyelerdir. Dergahlar , topluma eşitlikçi , özgürlükçü bir düşünce ve yaşam tarzı oluşturan bölüşümcü halkevleridir. Orada toplumcu bir hayat sürer. Olan , olmayana hem bilgi hem ekmek dağarcığını ardına dek açar. Dergahlar , dervişlerin , dedelerin , babaların oturdukları töresel ve dinsel törenlerin yapıldığı kurumlardır. Küçük dergahlara ; tekke ya da zaviye , büyük dergahlara ve ünlü olanlara dergah ya da asitane adı verilir. Ziyaretler ise kutSalığını inanılan manevi güç olarak kabul gören yerler ve mekanlardır. ************************************************** ************ 21.Koç bırakma ayı : Koyunların içinde tohumluk olarak ayrılan, iki yaşın üstündeki erkek koyunlara koç denir. Koçlar ağustos ayı içinde sürüden ayrılır; evde beslenirler. Böylece cinsleri olan dişi koyunlardan ayrı kalmış olurlar. Aynı şekilde keçilerin tohumluğu olan tekeler de aynı yöntemle ayrılır ve ayrı bakılır.Kural olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na denk getirilir. Koç, katılmadan önce, renkli boyalarla süslenir. Boynuna renkli boncuklardan, iplerden yapılmış süsler bağlanır ve takılır. Koç sahipleri, hedik (buğdayın pişirilmişi) ve içine leblebi şekerini katarak dağıtırlar. Kimileri yağlı ekmek dağıtır. Koç, davul ve zurna eşliğinde oyunlarla sürüye götürülür. Sürü sahibi sürüyü çoğaltması ve geliştirmesi sağlanmış olur. ************************************************** ************22.Cenaze kaldırılması : insan oğlunun yüzyılardır süre gelen toplumda topluma değişiklik gösteren ama hepsine ölüye olan saygıdan dolayı ve dini inançların gerekleri yerine getirmek suretiyle yapılan cenaze türenleri şu şekildedir.kısaca toplumunun önemli gelenek ve göreneklerinden birisi de cenaze törenleridir. İnanışa göre Allah'tan gelen ölüm haktır. Ölümden hemen sonra ölünün çenesi bağlanır. Elleri de göğsünde bağlanır. Ölüm hadisesi duyulduktan itibaren kapı komşular ve yakın akrabalar toplanarak herkes elinden gelen yardımı yapmak için bir hizmet yarışına girerler. Bir yandan mezar hazırlanırken bir yandan da cenaze yıkanıp tabuta yerleştirilir. Genelde kadınlar sesli bir şekilde ağıt yakarlar. Defin öncesinde hocanın önderliğinde cenaze namazı kılınır. Burda en önemlisi komşularında ve akrabalarında helallik alınmasıdır 3 kez sorulur kapı komşu hakınızı helel ediyormusunuz. Her keste genelikle helal eder.Hoca dua okurken, törene katılan herkeste toplanan para ile hocanın ücreti ve araç gereç masrafları karşılanır. Defin işleminden sonra hizmeti geçen insanlara gerek ölü evinde gerekse komşu evlerinde hazırlanan yemekler törene katılanlara ikram edilir. Daha sonra ölü sahibine başsağlığı dilenir ve herkes dağılır. Ölü sahibi üçüncü günde bazı yiyecekler hazırlayarak mezara gider, dualar okunur. Ayrıca ölüm olayının kırkıncı gününde ölü sahibi hayrını verir. Bu nedenle helva pişirilip mezar ziyaret ediler ve yine dualar okunur.ayrıca 40 gün boyunca yani kırkı cıkana kadar her gün bir eve götürülmek kaydıyla ölünün haytatı çıkarılır.kırk kuranı okutulana kadar 52 günü doluncada yemek verilip kuran okutulur.


ARAŞTIRAN VE YAZAN AYHAN AKTAŞ




not:MERKEZKILIÇLAR SİTESİNDE AYNI ZAMANDA BİR ALINTIDIR...SAYGILAR
ayhanaktas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için ayhanaktas kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Tema Tasarım Hayko
Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Genç İmranlılar Oluşumu ®
Kurucu : Birdal Can  
Genç İmranlılar Oluşumu ®
Kurucu : Birdal Can